KOZA
çocukluğa alan açar.
Mersin’de okul öncesi eğitimi yalnızca bir hazırlık dönemi olarak değil;
çocuğun oyun oynadığı, arkadaşlık kurduğu, merak ettiği, ürettiği ve
kendisini tanımaya başladığı başlı başına değerli bir yaşam dönemi olarak görüyoruz.
02
Anlatarak değil; yaşayarak.
Oyun, keşif, açık hava, sanat ve atölye çalışmaları günlük öğrenme sürecinin parçalarıdır.
Çocuklar hazır cevapları almak yerine malzemelere dokunur, dener, gözlemler,
hata yapar ve yeniden başlar. Böylece öğrenme kendi yaşadıkları bir sürece dönüşür.
03
Sabah gelirken güvende, akşam ayrılırken görülmüş.
Çocuğun kendisini ifade edebilmesini, öğretmeniyle güvenli bağ kurabilmesini ve okul
yaşamında kendine ait bir yer hissedebilmesini önemsiyoruz. Çünkü öğrenmenin güçlü
temeli, çocuğun kendisini değerli ve güvende hissetmesidir.
04
Aynı çocuğa bakan iki ayrı dünya değiliz.
Okul ve aile arasındaki iletişimi eğitim sürecinin doğal bir parçası görüyoruz.
Çocuğun gelişimini, ihtiyaçlarını ve günlük yaşamını paylaşan güçlü iletişim;
çocuğun kendisini daha bütünlüklü ve güvende hissetmesine yardımcı olur.